“Çözüm önermeyen münekkidin, tenkide hakkı yoktur.”
Siyasetçi ve İş insanı kimliği ile tanınan Royal Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Türkeş Öngel ile yaptığımız söyleşide, akıl yürütmenin, mantık oluşturmanın, barışçıl bir dille, kamu yararı, halkın refah ve huzurunun ön planda tutulmasına vurgu yaptı.
Esenyurt’ta Emniyet Tartışması; Güvenlik mi? “İstemezük” mü?
Öngel, ‘’ Muhalefet elbette demokrasinin vazgeçilmezidir. Samimiyetle ifade etmeliyim ki! Ben, iktidardan daha ileri düşünen, daha yenilikçi, daha inkılapçı bir muhalefet görmek isterim.
Ne yazık ki uzun yıllardır muhalefet, “istemek yerine istemezük” üzerinden tanımlanıyor.
Her şeye, haklı haksız, yerli yersiz “istemeyiz” dediğinizde, bir süre sonra bu tavrın en çok söyleyenin kendisine zarar verdiği gerçeğini de peşinen kabul etmelisiniz.
Oysa öyle bir dönemden geçiyoruz ki; devletlerin yok edilmekle tehdit edildiği, uluslararası kurumların etkisini kaybettiği, küresel söylemlerin sorgulandığı bir süreçteyiz.
Böyle bir dönemde kırgınlıklarımızı, siyasi hesaplarımızı, karşısında veya yanında olduklarımızı bir kenara bırakıp, şu soruyu kendimize sormak zorundayız.
Bu ülkeyi, bulunduğumuz bölgeyi nasıl daha güçlü hale getiririz ve ülkemizi nasıl daha güvenli, daha dokunulmaz hale getiririz? Buna odaklanmalıyız.
Benim çok önemsediğim bir söz vardır. “Çözüm önermeyen münekkidin, tenkide hakkı yoktur.”
‘’Peşinen reddetmek yerine dinlemek gerekir’’
Sözlerine şöyle devam eden Gökhan Türkeş Öngel; ‘’ Eğer bir çözüm sunmuyorsanız, sunulan her çözümü de peşinen reddediyorsanız, bu tavrın toplumda karşılığının ve inandırıcılığının zayıfladığına da şahitlik edersiniz. Esenyurt örneği bunun somut bir yansımasıdır. Daha güvenli, daha yaşanabilir bir Esenyurt hedefi ile kamu görevlileri, elini taşın altına koyup, orada bir Emniyet Müdürlüğü inşa etmeyi istiyor ve bunun yeşil alanı azaltmayacağını iddia ediyorlarsa, burada yapılacakları peşinen reddetmek yerine dinlemek gerekir.
Emniyetin tesis edilmediği bir yerde, Allah muhafaza, yarın oluşacak bir problemin hesabını halka vermekte bugün “istemeyiz” diyenler zor durumda kalabilir.
Ben 1983 yılından bu yana bu ilçede yaşayan biriyim. Değişim süreçlerini de, bunun sebeplerini ve sorumlularını da, eksiklerini de yakından biliyorum.
Ama başta da söylediğim gibi bu kör dövüşüne girmeyi asla arzu etmem ve etmiyorum da.
Bugün orada görev yapan kamu yöneticileri, kişisel hesaplarını değil, kamunun huzurunu önceleyerek bir çaba içerisindeyse, bu çabayı anlamak ve değerlendirmek gerekir.
Elbette her yapılan doğru olmayabilir. Ama doğruyu ayıklamak için önce dinlemek gerekir.
Aksi halde, bugün her şeye “hayır” diyenler, yarın gerçekten ihtiyaç duyulan bir konuda söz söylediklerinde inandırıcılıklarını kaybedebilirler.
Özetle; muhalefet değerlidir. Ama çözüm üretmeyen muhalefet, önce kendini tüketir.
Benim arzum ise ayakları yere basan, söylediklerinde halkın ihtiyaçlarını merkeze alan ve halkta karşılık bulan bir muhalefettir.
Aksi durumda, kısa vadede alkış alınsa da uzun vadede güven kaybetme riski çok yüksektir.
Bu sözlerimin bir eleştiri gibi değil, dostane bir kalp sözü olarak değerlendirilmesini ve bu şekliyle analiz edilmesini arzu ederim.
Röportaj–Murat Karakoç

1
ARAMA ÇALIŞMALARINDA 12 ASKER METAN GAZINDAN ŞEHİT OLDU!
3992 kez okundu
2
Murat Karakoç Yazdı..
3973 kez okundu
3
CHP’li 3 belediye başkanı birde başkanvekili gözaltına alındı!
3790 kez okundu
4
İletişim Başkanı Fahrettin Altun görevden alındı
2627 kez okundu
5
Son dakika… ‘Terörsüz Türkiye’de tarihi gün! PKK silahları yaktı.
2573 kez okundu